İbrahim SADRİ

yüreğime bir gül çizdim kanlı yaş ile yaktın beni küle döndüm dumana döndüm nasıl edem nere gidem dertli baş ile bilemedim teli kırık kemana döndüm
canım aldın, can evimden vurdun ya sende küstüm sana, faydası yok, geri dönsen de sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın
zaman ola devran döne sen de çekesin yitiresin umudunu heder olasın aşka düşe kahrolasın candan bıkasın ömrün boyu bir kez olsun gülmeyesin
sen ki beni rezil ettin yedi cihanda yalan oldum talan oldum senin sayende sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın
beni özleyince bir nehir yatağını bulsun kor düşsün dağlarına, ceylanlar suya insin sesime bakıpta ağlıyorum sanma seni özleyince böyle olsun birazda
ayrılıversin yaprak dalından insan sevdiğinden ayrılıversin kan damarımdan can pazarından adam baharından ayrılıversin
dağda dört mevsim erimeyen kar varya yokluğum öyle erimesin sende vefasız çıktın, sende hayırsız çıktın sen de vicdansız çıktın adın batsın İBRAHİM SADRİ adın batsın adlı albumden(siir)

ADAM GİBİ
ben seni hiç sevmedim ki durgun akşamlarda söylediğimiz şarkıları sevdim bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim birde yıldızları sevdim eylül akşamlarında gelip, gözlerinde tutulan. ben seni hiç sevmedim ki beni yola koyduğunda ayrılmayı sevdim kurşunları sevdim beni vurduğunda ağlamayı sevdim unuttuğunda yalnız olduğumu anladığımda ayakta kalmamı sevdim yıkılmamı sevdim seni hatırladığımda ekmeği sever gibi sevdim sensizliği su gibi özledim Temmuz güneşinde sesini ikindide yağmur gibi geceleyin yağan yağmur gibi sevdim seni sevdiğimi ben seni hiç sevmedim ki kuşlara şarkılar öğretmeni sevdim menekşeyle konuşmanı nisan'a hatırlatmanı baharın bir adının da yalnızlık olmadığını düştüğün zaman kanayan yaralarını ve tuhaflığını üşüdüğün zaman sakız satan çocukları yeni çıkan şarkıları her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte ben seni hiç sevmedim ki bir gece bir ceylan indi dağdan kalbine bir gece bir şiir gibi kibrit alevinde alemin ortasında, kimsesizliğin sesinde buğusunda sabahın, acımasızlığında ahın ağlayan yüzünde İsa'nın ferahlatan gücüyle duanın korkutan yanıyla nar'ın incenin, zeytinin ve kalbin üstüne
gülün üstüne tutunduğum umudun üstüne korkunun üstüne hep senin üstüne, hep senin üstüne ben seni hiç sevmedim ki gittiğin zaman gitmeni sevdim evreni sevdim geldiğin zaman kalmanı sevdim korkuyordum sana alışmaktan yine de sevdim gülümsemeyi mendilimi sallarken, seni götüren trenin arkasından kırlara ilk kar düştüğü zaman ölümünün ne güzel olduğunu sevdim seni içimde öldürdüğüm zaman ben seni hiç sevmedim ki durgun akşamlarda söylenen şarkı neyse bir çiçeğe gülmeni, bir güle benzemeni sevdim birde yıldızları sevdim eylül akşamlarında gelip, gözlerinde tutulan. düştüğün zaman kanayan yaralarını ve tuhaflığını üşüdüğün zaman sakız satan çocukları eni çıkan şarkıları her kaybettiğinde kazanan yanlarını sevdim denize düşmüş gül gibi düştüm ateşe ben yangını sevdim yandığım zaman böyle işte İBRAHİM SADRİ

Sen içerdeyken ben Sinemalara gittim Bütün filmlerini seyrettim O sevdiğimiz artistin Sen içerdeyken ben Vita kutularında çiçek yetiştirdim Sokakta top oynadım çocuklarla Ayakkabılarımı eskittim Güneşe karşı durdum sabahları Geceleri bir başıma yıldızları bekledim Annenin gönlüne su serptim Aldırma dedim aldırma Bir şarkı söyle bir dilek tut herkes için bir ada rüzgarı gibi Sürtünerek geç hayata Bir sarmaşık gibi tutun ve değer ver hatıralara Aldırma dedim Sen annesin, aldırma Sen içerdeyken ben Kiramı ödedim pijamalarımı giydim Haber bültenlerini izledim Gazetelerden kupon kestim sen içerdeyken ben Sigara içtim, öksürdüm Otobüse bindim Fotoğraflarımıza baktım Acıyan yanlarımı körelttim Deniz kıyısında yürüdüm Manavdan soğan aldım Yeni çıkan şarkıları dinledim Kafeste beslediğimiz kuşu saldım islik çaldım Sen içerdeyken ben Hep uyandım, sayıkladım Kanadım boyuna Takvimlur aldım Her gün bir yaprağını kopardım Deli ayrılığın Sen içerdeyken ben Gömleğimi ütüledim Sobada elimi yaktım Bir şiir yazdım Bir hercai menekşe aldım çiçekçiden Hani o alnına kader değmiş Hani o dudaklarına deniz tuzu dokunmuş Hani o erken vurulmuş Gençliğimiz gibi dağıldım Sen içerdeyken ben Bir adını söyleyemedim Şöyle bağıra bağıra Bir yüzünü göremedim Görüş günlerinde Bir de eline değemedim Bir de yüreğine Şöyle kucaklayamadım bir de Ölümüne Sen içerdeyken ben Kapı kapattım, pencere açtım Mutfakta oyalandım Kanepede yattım Hatta bir yolluk aldım odaya Çok ta kulak asmadım Çokta koymadı bu bana Alt tarafı içerdeydin Alt tarafı bir yanımı alıp götürmüştün Bir yanımı Yani adamlığımı Yani gözlerimin ferini Yani canımı Alt tarafı şarkılar ölecekti Alt tarafı kanayacaktı kalbim İşte sensiz İşte nefessiz İşte kimsesiz bir sesti alt tarafı Her tarafım Yıldızlar yine oradaydı oysa Yazdıklarım Gözden kaçan o defter yapraklarında Boşver yüzyirmisekiz Hayat bir gemi Yürüt onu göreyim seni Boşver yüzyirmisekiz ha... Boşveriyor ya Aldırma reis Reis aldırmıyor ya Bir adını söyleyemedim Şöyle bağıra bağıra Bir yüzünü göremedim Görüş günlerinde Bir de eline değemedim Bir de yüreğine Şöyle kucaklayamadım bir de Ölümüne Sen içerdeyken ben Vitrinlerin önünden geçtim Minibüs duraklarında bekledim Simitçilerle yarenlik ettim Üstüme bir ceket aldım El tezgahlarında kitaplara baktım Sen içerdeyken ben Hiç oturup ağlamadım Hiç karartmadım umudu Hiç bulandırmadım onuru Öyle dimdik durdum ortada İşte burada ulan işte burada Böyle burada Hiç yıkılmadan Hiç utanmadan Ve hiç unutmadan Sen içerdeyken ben Gülen resmimi yaptırdım Sokaktaki ressama Her zaman yaptığım gibi Buzdolabını ayağımla kapadım Parkların banklarına adını kazıdım Adını kazıdım duvarlara Adını, adımın yanına yazdım Hiç unutmadım, utanmadım Korkmadım İBRAHİM SADRİ sen icerdeyken klibinden

Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın
Gelir geçer gemiler Belki sende geçersin diye Bir kumru konar her sabah pencereye Bir miladı taşır gece bir yıldız Soğuk olur,üşürsün ya adamakıllı Hani sarılırsın kendine Hani aklın karışır Bu bir divaneliktir gönül aha alışır Ömrüm bitse ne çıkar Can gibi aklımdasın
Gündür bu geçer gider Belki bir şey kalmaz sanırsın Yani bir sabah uyandığında Ne hayatın tortusu ne kokusu alışmışlığın Her şey başka olacaktır Başka bir otobüs başka bir gazete Resimlerden silinecek yüzün belki de ne adın ne sanın Bir şafak vakti açınca gözlerini Bir merhabayla Yeniden kurulacak dünya Ve sen her şafak Nan gibi aklımdasın
Bazen bir şey geçer içinden insanın En ücra yerlerinden cesaret gibi bir şey Ne olacak işte kömür yanmıyorsa eskisi kadar güzel Fasulyenin tadı yoksa Şarkılar yakmıyorsa içini Sadri Alışık öyle güzel ağlamıyorsa Aşık olmayı beceremiyorsa İzzet Günay Mahallenin en güzel kızına Denizin tuzu Yalnızlığın bahanesi yoksa Bir bıçak saplanınca yüreğinin tam ortasına Zannetmeki ölmek zor Olmek kolay kolay da Kan gibi aklımdasın
Bu da geçer Her sabah kanayacak değil ya Bakarsın taze ekmek çıkarır köşedeki fırın Biraz da helvası bizim bakkalın Senden ayırdığım üç beş zeytin Otururum sofraya Her lokmada geçer acısı belki bırakılmışlığın Bende unuturum nasıl unutulursa sana susuzluğum ve nasıl becerdiysem kahrolmayı Öyle unuturum ekmek gibi Nan gibi aklımdasın
Ve gözlerin gelir geçer içimden Su içerken sen sokulurken akşam kızıllığına Ekmeği bölerken Yalnızsam yıllar nasıl geçmişse aradan Unutmak kolay sanmışsa şarkılar Şiirler yalan yazmışsa ayrılığı Kör olsun sözlerim,unuttuysam adını An gibi aklımdasın An gibi aklımdasın aklımdasın An gibi.....
İBRAHİM SADRİ an gibi aklımdasın klibinden

Yetmiş dokuzun kışıydı, Sertti, soğuktu İstanbul’a kar yağıyordu.. Kömür yanıyordu sobalarda Geceleri polisler, bekçiler oluyordu.. Bir de biz oluyorduk Ölümüne üşüyorduk ha Yalan yok polisler de üşüyordu
On altı yaşındaydım.. Her şeyi bükecek bileğim vardı On altı yaşındaydım
Aslan gibi ortadaydım Gündüzleri okulda coğrafya defterimin arkasına Senin için şiirler, Geceleri duvarlara ülkemi kurtarmak için Kahrolsun yazacak kadar adamdım On altı yaşındaydım Ne senin haberin oluyordu şiirlerimden Ne de birileri kahroluyordu Mahalle duvarlarına çiziktirdiğim harflerimden On altı yaşındaydım Yalan yok
Ben yazmaya böyle başladım Coğrafya defterim bir eskiciye kurban gitti Duvarlarına yüreğimi bağırdığım o evler birer birer Yıkıldı gitti..
Şimdi güzel kağıtlara yazıyorum, Kocaman laflar ediyorum Marşlar biliyordum, Kitaplar okuyordum. Koşarak ve ıslanmadan geçiyordum sulardan Koşarak ve ıslanmadan yaşıyordum. Bak İstanbul’u seviyordum Seni seviyordum Dualar öğreniyordum Meydanlarda toplanıp bağırıyordum Herkes gibiydim, Herkes kadar cesur.. Herkes kadar korkak Herkes kadar filinta delikanlı Ve herkes kadar buralı..
Yetmiş dokuzun kışıydı, Sertti, soğuktu İstanbul’a kar yağıyordu.. Ağzımızdan dumanlar çıkıyordu konuşurken.. Haliç’ in arkasında toplanıyorduk Gece adamı içine çekiyordu Biz geceyi içimize çekiyorduk.. En güzel ben yazıyordum duvarlara yazıları Herkes beni seviyordu.. En güzel şiirleri de ben yazıyordum oysa Coğrafya defterimin arkasına.. Bunu kimse bilmiyordu
Sizin evin duvarına kahrolsun diye yazıyordum Ve hızla kaçıyordum Sizin evin duvarına bir kez olsun Seni seviyorum diye yazamadım O zaman duvarlara öyle şeyler yazılmıyordu Dedim ya Yetmişdokuzun kışıydı Sertti, soğuktu İstanbul'a kar yağıyordu. İBRAHİM SADRİ ve kar yağardı istanbul'a
Oğlum, onüç-ondört anahtarı ver
Al usta
Oğlum, yat motorun altına Nesi var bir bakıver
Olur usta
Oğlum, iyi sık civatayı Sonra sahibi neder?
Sıkıyorum usta Bileğim yettiğince Yüreğim yettiğince Sıkıyorum işte
Oğlum, terlemişsin Akmasın terin motora Motor pas yapar sonra
Olur mu be usta Ter pas yapar mı Gözyaşı pas yapar mı?
Oğlum ne diyorsun bak işine
Bakıyorum usta Yalnız ellerim Ellerim çatlamış be usta Ellerim acı içinde Yüreğim var ellerimde Yüreğim yanıyor usta Kan ter içinde.
Hem usta Sen hiç misket oynadın mı sokakata? Sen hiç okula gittin mi okula? Okul nasıl bir şey be usta Öğretmen nasıl biri? Usta sahi Orda da motor baktırırlar mı ki ? Orda da söverler mi çocuklara be usta ? Orda da döverler mi ?
Oğlum bak işine Kızdırma beni
Olur usta Ha usta, Senin anan da saçlarını okşar mıydı? Sana ağlar mıydı gecenin al yalazında? Sahi usta sen hiç ağladın mı bir sabah Cansız düşende anan Yavaşca gözlerinin önünde?!
Oğlum bak işine ! Attırma tepemi Gir motorun altına
Usta dur kızma! Bak giriyorum motorun altına Dünyanın altına Giriyorum usta giriyorum Desteğe gerek yok usta Desteğe gerek yok Ben oraya yüreğimi koyuyorum İnan taşır be usta
İBRAHİM SADRİ



|
Yorum ( 0 )
Hit:161 |
07.05.2008 16:51:03
Tavsiye: 0
|
| Kategori: AŞK |
|
|

|